
﷽
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَؕ اِنَّ اللّٰهَ خَبٖيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ: الصِّحَّةُ وَالْفَرَاغُ
Hicrî Yılbaşı ve Zaman Bilinci
(12.06.2026)
Takvimlerimiz, önümüzdeki salı günü yeni bir hicrî yılın başlangıcını, yani 1 Muharrem 1448’i göstermektedir. Rabbim yeni hicrî yılımızı hayırlı ve mübarek eylesin!
Kardeşlerim! Aziz Müminler!
Hicrî Takvim’in başlangıcı, Hz. Ömer’in (r.a) halifeliği dönemine uzamaktadır. Hz. Ömer (r.a) hicretten 17 yıl sonra, İslam Tarihi’nin en dönüm noktalarından biri olan hicret hadisesini esas alarak Hicrî Takvim’i başlatmıştır. Bundan tam 1448 sene önce, Mekke Müşriklerinin, Müslümanlara yönelik aşırı zulüm ve baskıları dayanılamaz bir noktaya ulaşmıştı. Allah (c.c.), Müslümanlara Medine’ye hicret etme imkânı lütfederek, bir kurtuluş kapısı açtı.1 Böylece Müslümanlar, dinlerini huzur ve güven içerisinde yaşayabilecekleri Medine’ye hicret ettiler. Bu hicret, Mekke’den Medine’ye yapılan bir yolculuğun ötesinde; iman uğruna gösterilen fedakârlığın, Allah’a teslimiyetin ve hak uğrunda her türlü zorluklarla dolu bu yolculuğa göğüs germenin adıdır. Rasûlullah (s.a.s.) ve ashabı, Allah’ın rızasını kazanmak için yurtlarını, yuvalarını, mallarını ve sevdiklerini geride bırakmış; hayati risk taşıyan bu yolculuğa sabrederek ümmete eşsiz bir örneklik sunmuşlardır.
Kıymetli Müslümanlar!
Hicret, İslam tarihinde yaşanmış bir hadiseden öte, her çağdaki mümine yol gösteren bir bilinçtir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.), hicretin kıyamete kadar devam edecek yönüne işaret ederek şöyle buyurmuştur: “Muhacir, Allah’ın yasakladığını terk eden kimsedir.”2
Öyleyse bugün hicret; Allah ve Rasûlünün razı olmadığı söz, davranış ve alışkanlıkları terk etmektir. Günahlardan uzaklaşıp iyiliğe yönelmek, nefsimizin arzularından Rabbimizin rızasına yürümektir.
Aziz Müminler!
Yeni bir hicrî yıl aynı zamanda muhasebe vaktidir. Nitekim Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”3
Geride bıraktığımız günleri değerlendirmek, eksiklerimizi görmek ve geleceğe daha sağlam adımlarla hazırlanmak için yeni bir hicrî yıl önemli bir fırsattır. Su gibi akıp giden ömrümüzün ve bir daha geri gelmeyecek zamanımızın kıymetini bilelim. Zamanın gerçek sahibinin Yüce Rabbimiz olduğunu ve bu nimetin bizlere bir emanet olarak verildiğini unutmayalım. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) şu uyarısını kalbimize nakşedelim: “İki nimet vardır ki insanların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.”4
Kıymetli Müslümanlar!
Dünyada geçireceğimiz vakit sınırlıdır. Bu kısa zamanı faydasız iş ve boş sözlerden uzak durarak5 geçirelim; bir işi bitirince hemen diğerine koyulalım6 ve ömrü bereketlendiren akrabalık ilişkilerine önem verelim.7 Yeni hicrî yıl, bizler için kendimizi yenileme, yeniden “Bismillah” deme ve Rabbimize daha güçlü bir kulluk bilinciyle yönelme fırsatıdır. Her anımızı Allah’ın rızasına uygun şekilde değerlendirelim.
Allah’ım! Yeni hicrî yılımızı âlem-i İslâm için hayırlara vesile eyle! Mazlumların kurtuluşu, Ümmet-i Muhammed’in birliği ve dirliğine vesile kıl Allah’ım! Bizleri, hicret şuurunu hayatına yansıtan kullarından eyle! Amin. Cumamız Mübarek Olsun.
DİTİB Hutbe Komisyonu
Kaynak:
1 Buhârî, Kefâlet, 4.
2 Buhârî, Îmân, 4.
3 Haşr, 59/18.
4 Buhârî, Rikâk, 1.
5 Mü’minûn, 23/3.
6 İnşirâh, 94/7.