Hutbeler

PDF

:﷽

اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۚ

:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

 .وَهَذَا أُحُدٌ ، جَبَلٌ يُحِبُّنَا وَنُحِبُّهُ (…)

 

İmanımızın Bir Gereği: Çevre Bilinci

(05.06.2026)

 

Kardeşlerim! Aziz Müminler!

Yüce Allah, gökleri ve yeri belirli bir ölçü ve denge içerisinde yaratmıştır.[1] Dağlar, denizler, ağaçlar, hayvanlar ve bütün canlılar ilahî düzenin bir parçasıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerim, bizleri kâinata tefekkür ve ibret nazarıyla bakmaya çağırır. Zira çevremizdeki her varlık, Allah’ın kudretini ve sanatını yansıtan sessiz birer ayettir.[2] Bu sebeple çevreye karşı sergilediğimiz tutum, aslında Yaratan’a karşı duruşumuzu ortaya koymaktadır.

Değerli Müminler!

Rabbimizin yarattığı tabiata karşı en güzel tutumu sergileyen Peygamberimiz (s.a.s.), bizlere canlı cansız her varlığa sevgi, merhamet ve sorumluluk bilinciyle yaklaşmayı öğretmiştir. Rahmet Peygamberi, ilahî nimetleri asla sıradan bir tüketim aracı olarak görmemiş, her birine ayrı bir hürmet göstermiştir. Medine’deki Uhud Dağına bakıp, “Bu Uhud’dur, öyle bir dağdır ki o bizi sever biz de onu severiz.”[3] buyurması, doğayla kurduğu o derin manevi bağın en güzel göstergelerinden biridir.

Çevreye karşı sorumluluklarımızın en başında, onu temiz tutmak gelir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), bizlere temizliğin doğrudan imanla bağlantılı olduğunu öğretmiş ve insanların gelip geçtiği yollardan onlara eziyet veren şeyleri kaldırmayı bile imanımızın bir gereği saymıştır.[4] Bu sebeple, çevreyi temiz tutmak sıradan dünyevi bir iş değildir. Allah’ın rızasını aramak, içimizdeki imanı dışarıya yansıtmak ve Resûlullah’ın sünnetine sadık kalmaktır. İman eden ve Peygamberinin izinden giden her mümin, kendi evinden başlayarak çevresini temiz tutmayı Allah’a karşı bir sorumluluk olarak görür. Şuurlu bir mümin çok iyi bilir ki; kirletilen her sokak, tahrip edilen her yeşil alan ve israf edilen her nimet, aslında toplumun ortak hakkına yapılmış bir müdahaledir. İşte mümin, Allah’ın kusursuzca yarattığı tabiata böylesi derin bir bilinçle yaklaşır ve bu ilahî emaneti korumak için var gücüyle çabalar.

Aziz Müminler!

Çevre bilincimizin özünde, yeryüzündeki tüm canlılara karşı merhametli olmak vardır. Bizler yeryüzündekilere şefkat göstermeliyiz ki, Rabbimiz de bizlere merhamet etsin. Peygamberimiz (s.a.s.) bu şefkatin en güzel yansımalarından biri olan ağaç dikmeyi özellikle teşvik etmiş[5] ve dikilen o ağaçtan faydalanıldığı sürece, kişinin vefatından sonra bile amel defterine sevap yazılmaya devam edeceğini müjdelemiştir.[6]

Kardeşlerim!

Bizlere emanet edilen çevremize sahip çıkalım, bu ilahî emaneti gelecek nesillere en güzel şekilde ulaştırmaya gayret edelim. Bu sorumluluğumuzun bir gereği olarak ağaç dikelim, mevcut yeşili koruyalım ve doğal dengeyi bozacak her türlü davranıştan kaçınalım. Evlerimizi, camilerimizi, sokaklarımızı, parklarımızı, okullarımızı, iş yerlerimizi, toplu taşıma araçlarını ve tüm ortak yaşam alanlarımızı; kısacası yaşadığımız her yeri daima tertemiz tutalım.

Rabbimiz bizleri; kendisine emanet edilen yeryüzünü güzelleştiren, her bir nimete şükreden ve tabiata şefkatle muamele eden kullarından eylesin. Bizleri fesada değil ıslaha, yıkıma değil onarmaya vesile olanlardan eylesin. Cumamız mübarek olsun!

 

_______________________________________

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

 

 

[1] Kamer, 54/49.

[2] Al-i İmran, 2/190-191.

[3] Buhari, Meğazi, 82.

[4] Müslim, İman, 58.

[5] İbn Hanbel, III, 184.

[6] İbn Hanbel, V, 416.

2026-06-05