
:﷽
یَـٰۤأَیُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلۡحَیَوٰةُ ٱلدُّنۡیَا وَلَا یَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلۡغَرُورُ
:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
تَرَكْتُ فِيكُمْ أَمْرَيْنِ لَنْ تَضِلُّوا مَا تَمَسَّكْتُمْ بِهِمَا كِتَابَ اللَّهِ وَسُنَّةَ نَبِيِّهِ
Sahih Dini Bilginin Önemi
(10.07.2026)
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam’ın temel ve sarsılmaz iki esası, Kur’ân-ı Kerîm ve sünnettir. Hz. Peygamber’den (s.a.s.) bu yana bütün Müslümanlar inançlarını, amellerini ve anlayışlarını, Kur’ân ve sünnetten süzdükleri sahih bilgiler üzerine inşa etmiştir. Çünkü onlar, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) şu hadîsini kendilerine rehber edinmiştir: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünneti.”1 Kur’ân’a ve sünnete sımsıkı sarılanlar böylece hem kendileri dosdoğru yolu bulmuş hem de başkalarının doğru yolu bulmasına vesile olmuşlardır. Buna karşılık tarih boyunca Kur’ân ve sünnetten ayrılarak kendi menfaatleri, makam ve hevaları uğruna hakikati saptıranlar olmuştur. Bu konuda Yüce Rabbimiz bizleri şöyle uyarmıştır: “Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın.”2
Değerli Müslümanlar!
Dini yanlış yorumlayarak kutsal değerleri istismar eden dini görünümlü illegal yapı ve gruplar insanların zihinlerini bulandırmış, Kur’ân ve sünnet temelli din anlayışına, ümmetin birlik ve beraberliğine zarar vermişlerdir. Bundan 10 yıl önce meydana gelen darbe girişiminde de tecrübe edildiği üzere, dini kullanarak kurumlara sızan bu yapılar sadece din anlayışına zarar vermekle kalmayıp büyük acıların yaşanmasına da sebep olmuşlardır. Bugün bizlere düşen; bu tür istismarcı kişi ve yapıların, toplumu bölücü, dini kendi anlayışlarına münhasır kılan, asabiyet ve ayrılıkları tahrik eden üslup ve söylemlerine aldanmamaktır; yüce dinimiz İslam’ı güvenilir ve sahih kaynaklardan öğrenmek ve temelini Kur’ân ve sünnetin oluşturduğu sahih dini bilgiyi hayatımızın her alanına yansıtmaktır. Başta ailemiz olmak üzere, toplumun bütün kesimlerini her türlü istismar, şiddet ve zararlı eğilimlerden korumak için, var gücümüzle gayret gösterelim. Allah Resûlü’nün (s.a.s.) “Dini dünya işlerine alet eden insan ne kötüdür! Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!”3 hitabına kulak verelim.
Rabbim bizleri Kur’ân ve sünnet yolundan ayırmasın, rızasına uygun ameller işlemeyi nasip eylesin ve bütün kötülüklerden muhafaza eylesin.
DİTİB Hutbe Komisyonu
Kaynak:
1 Muvatta, Kader, 3.
2 Fâtır, 35/5.
3 Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyame, 17.