Hutbeler

PDF

 

:﷽

.وَالْفَجْرِۙ .وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ

:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

.ماَ مِنْ اَيَّامٍ اَلْعَمَلُ الصَّالِحُ فِيهَا أَحَبُّ إِلَى اللّٰهِ مِنْ هٰذِهِ الْأَيَّمِ

 

Zilhicce Ayı ve On Gecenin Fazileti

(15.05.2026)

 

Manevi bir arınma ve tazelenme mevsimine daha yaklaşmanın heyecanı içerisindeyiz. Yüce Rabbimiz nasip ederse bu pazar, güneşin batışıyla birlikte mübarek Zilhicce ayına gireceğiz.

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerîm’de, “Yemin olsun on geceye!”[1] buyurarak Zilhicce’nin ilk on gecesine yüklediği önemi bize bildirmiştir. Rabbimizin üzerine yemin ettiği her vakit; bizleri gafletten uyanmaya ve tefekkür etmeye davet eden ilâhî bir davettir. Peygamberimiz (s.a.s.) de bu günlerin faziletini, “Allah katında şu on günde işlenecek sâlih amelden daha sevimli bir amel yoktur”[2] sözleriyle dile getirmiştir.

Aziz Kardeşlerim!

Mademki Yüce Rabbimiz ve Sevgili Peygamberimiz bu günlerin faziletini bizlere müjdelemiştir, öyleyse gelin; Zilhicce ayının, özellikle ilk on gecesinin değerini hatırlayalım. Hatırlayalım ki, bu müstesna zamanların feyiz ve bereketinden mahrum kalmayalım; amel defterimizi güzel amellerle doldurup, bayram sabahına arınmış bir kalple ulaşalım.

 

Değerli Müminler!

Birkaç gün sonra karşılayacağımız Zilhicce ayı, tıpkı şu an sonuna yaklaştığımız Zilkade ayı gibi içinde savaş ve kargaşanın yasaklandığı dört haram aydan biridir.[3] Bu aylar; barışın, esenliğin ve özellikle de birbirimizin hak ve hukukuna karşı her zamankinden daha fazla hassasiyet göstermemiz gereken çok özel zaman dilimleridir.

Zilhicce ayı, bu hürmetinin yanı sıra İslam’ın beş temel esasından biri olan hac ibadetinin eda edildiği kutlu bir mevsimdir. Bu mübarek günlerde dünyanın dört bir yanından milyonlarca mümin, büyük bir aşkla Mekke-i Mükerreme’ye akın eder. Orada tüm dünyevi makam ve rütbelerinden sıyrılan müminler, bembeyaz ihramlar içinde sadece kul olmanın bilinciyle birleşirler. Beytullah’ı tavaf ederken kalplerini Allah’a açar, Arafat’ta vakfeye durarak mahşerin provasını yaparlar. Şeytanı sembolik olarak taşlayarak kötülüklerden uzaklaşmaya söz verir, Rablerinin sonsuz mağfiretine sığınırlar.

Özellikle Zilhicce ayının dokuzuncu günü olan Arefe günü, Arafat'ta âdeta mahşerin bir provası yaşanır. O gün orada dillerde telbiye, gözlerde yaş, kalplerde ise sadece bağışlanma umudu vardır. Zilhicce ayının onuncu günü ise Kurban Bayramı’dır. Namazlar kılınır, kurbanlar kesilmeye başlanır. Kurban bizlere; Hakk’a giden yolun, halka yakınlaşarak, onların dertleriyle dertlenmekten geçtiğini hatırlatır.

Kardeşlerim! Bir sonraki Zilhicce ayına ömrümüzün vefa edip etmeyeceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Öyleyse geliniz, bu günleri en güzel şekilde değerlendirmeye gayret edelim. Gücümüz yetiyorsa -tıpkı peygamberimiz gibi[4]- Zilhicce’nin ilk dokuz gününü oruçla süsleyelim. Şayet buna imkânımız yoksa, en azından Arefe günü oruç tutarak bayrama arınmış bir gönülle, huzur içinde girelim. Bugünlerde kutsal topraklara giden “Rahman’ın misafirlerine” dualarımızı emanet edelim. Onlardan; mazlumların kurtuluşu, insanlığın barış ve huzuru için Mevlâ’ya yakarmalarını isteyelim. Bizler de burada, her kıbleye duruşumuzda gönül dünyamızı o mukaddes beldelere bağlayalım. Getirdiğimiz her tekbirde Kâbe’yi karşımızda hissedelim; seccadelerimizi âdeta Arafat’ın bir köşesi, dualarımızı ise birer vakfe kılıp bu büyük manevi coşkuya hep birlikte ortak olalım.

Rabbim bizleri, Zilhicce’nin bereketiyle arınan ve bayram sabahına tertemiz bir kalple kavuşan kullarından eylesin. Cumanız mübarek olsun.

______________________________________

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

[1] Fecr, 89/2.

[2] Ebû Dâvûd, Savm, 61

[3] Buhârî, Bed’ü’l-halk, 2.

[4] Ebû Dâvûd, Sıyâm, 61.

2026-05-15